Bu hizmet tam olarak ne kapsıyor?
Yurt dışına satış, bir ilanı başka dile çevirmek değildir. Her sipariş aynı anda üç ayrı işlemi tetikler: bir gümrük beyanı, bir vergi işlemi ve bir kambiyo hareketi. Bu üçünden biri eksik kurulursa satış gerçekleşse bile ihracat sayılmayabilir, KDV iadesi doğmaz ve ihracat hesabı açık kalır.
Bu nedenle global satış hizmeti bir "ilan açma" işi değil, katalogdan tahsilata kadar uzanan bir operasyon kurulumu ve sürekli yönetimidir. Kapsam, mağazanın mevcut olgunluğuna göre daralıp genişler; ancak omurga aşağıdaki başlıklardan oluşur.
- Katalog ve gümrük verisi hijyeni: ürün bazında GTİP (HS kodu) eşlemesi, menşe bilgisi, barkod/KTÜN tamamlama
- Kanal kurulumu: pazaryerinin ihracat modülünün açılması, ülke ve kategori seçimi, mağaza yapılandırması
- Listeleme yerelleştirmesi: hedef pazarın dilinde başlık ve nitelikler, beden/ölçü/birim dönüşümü, mevzuata uygun malzeme, bakım ve uyarı metinleri
- Lojistik ve gümrük kurgusu: taşıyıcı seçimi, dolaylı temsil sürecinin işletilmesi, ETGB akışının uçtan uca doğrulanması
- Fiyat ve teslim şekli kurgusu: landed cost hesabı, DDP/DAP kararı, iade ve ikame maliyetlerinin fiyata yansıtılması
- Mali akış: ihracat istisnası kodlu e-fatura düzeni, İngilizce ticari fatura, KDV iade dosyasının veri tarafı
- Kambiyo takibi: tahsilat zinciri, İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) ve süre takvimi
- Destek uyumu: e-ihracat destek başvurularının ön koşullarının ve ön onay sıralamasının doğru kurulması
Mevzuat zemini: mikro ihracat limiti, ETGB ve KDV iadesi
Mikro ihracatın sınırı değişti ve internetteki içeriklerin büyük kısmı hâlâ eski rakamı yazıyor. 3 Ocak 2026 tarihli ve 33126 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No: 1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 5)" ile basitleştirilmiş beyan sınırındaki "300 kilogram" ibaresi "600 kilogram", "15.000 Avro" ibaresi "30.000 Avro" olarak değiştirildi ve bu artış yayım tarihinde yürürlüğe girdi. Pratik sonucu şudur: tek gönderide taşınabilecek hacim iki katına çıktı, yani yalnızca B2C değil küçük ölçekli toptan gönderiler de basitleştirilmiş beyanla yapılabilir hale geldi. Planlama yaparken blog yazılarını değil, Resmî Gazete metnini esas almak gerekir.
Beyanı satıcı düzenlemez. Gümrük Rehberi'nin tanımına göre ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi), posta veya hızlı kargo yoluyla gelen/giden eşyanın gümrük işlemlerinin tamamen elektronik yürütüldüğü, kâğıt çıktı aranmayan uygulamadır ve beyanı "alıcılar ve göndericiler adına yetkilendirilmiş hızlı kargo operatörleri" yapar; dayanağı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun dolaylı temsil hükümleridir. Bunun operasyonel karşılığı nettir: taşıyıcı seçimi bir kargo fiyatı kararı değil, bir gümrük ve KDV iadesi kararıdır. ETGB kesmeyen bir taşıyıcıyla yapılan ticari gönderi ihracat sayılmaz, iade doğurmaz ve ceza riski taşır. Dolaylı temsil yetkisi her operatör için ayrı verildiğinden, çok taşıyıcılı çalışan satıcının her biri için ayrı süreç işletmesi gerekir.
KDV tarafındaki mekanizma ise marjın kaynağıdır. İhracat teslimleri KDV Kanunu uyarınca istisnadır; istisnaya konu işlem için yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade veya mahsup konusu yapılabilir. Mikro ihracatta ETGB, normal gümrük beyannamesinin yerine geçen belgedir. Yani yurt içi satışta ürüne yüklediğiniz KDV bir maliyet kalemiyken, doğru kurgulanmış ihracatta geri alınabilir bir kalemdir. Şartı basit ama atlanması kolaydır: GTİP doğru girilmeli ve fatura–ETGB–tahsilat zinciri birbiriyle tutarlı olmalıdır.
Tahsilat ve kambiyo: parayı satmak yetmez, yurda getirmek gerekir
Yurt dışı satış, satıştan çok bir nakit akışı ve belge disiplini problemidir. TCMB İhracat Genelgesi'ne göre ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez; 180 gün azami süredir ve bedellerin ithalatçının ödemesini takiben gecikmeksizin getirilmesi esastır. Bedel getirilip İBKB düzenlendiğinde ihracat hesabı aracı banka nezdinde kapanır; kapatılmayan hesap vergi dairesine bildirilir.
Ödeme kuruluşları zincirin en sık kırıldığı yerdir. Aynı Genelge, ihracat bedellerinin ödeme hizmeti sağlayıcıları aracılığıyla da yurda getirilebileceğini, ancak bu bedellerin bir bankaca ihracat bedeli olarak kabulünün 30 gün içinde yapılması gerektiğini ve kabul için dövizin yurt dışından havale olarak geldiğine dair ilgili kuruluştan yazılı teyit alınmasını şart koşar. "Parayı çektim, iş bitti" yaklaşımı ihracat hesabını açık bırakır.
Küçük ölçekte kritik bir kolaylık var. Genelgenin 22. maddesi uyarınca mikro ihracat kapsamında gerçekleştirilen ve 5.000 ABD doları veya karşılığı dövizi ya da Türk lirasını geçmeyen tutardaki ihracat işlemlerinde bedellerin tamamının tasarrufu serbesttir; Genelge ekinde sayılan bazı ülkelere yapılan ihracatta ise bedelin yüzde ellisi serbesttir. Bu eşik, "ne zaman tam kambiyo disiplini ve banka süreci kurmam gerekir" sorusunun pratik cevabıdır.
Bir de bedelin bir kısmının bankaya satılması yükümlülüğü vardır: Genelgenin Ek Madde 3'ünde taban oran yüzde 25 olarak belirlenmiş, geçici madde ile 31/01/2027 tarihine kadar en az yüzde 35 uygulanmaktadır ve satılan tutarın tam karşılığı ihracatçıya Türk parası olarak ödenir. Bu oran Bakanlık talimatlarıyla dönemsel olarak değiştiği için, kurgu yapılırken güncel oran mutlaka çalışılan bankadan teyit edilmelidir.
Hedef pazar ve kanal seçimi: kuralları bilmeden fiyat kurulamaz
Hedef pazar seçimi bir talep kararı olduğu kadar bir uyum maliyeti kararıdır. ABD tarafında 800 dolarlık gümrüksüz de minimis işlemi, 30 Temmuz 2025'te imzalanan Başkanlık Kararnamesi ile 29 Ağustos 2025 itibarıyla askıya alındı; daha önce muafiyetten yararlanan düşük değerli gönderiler artık menşe ülkesine göre gümrük vergisine tabi. Uluslararası posta gönderilerinde geçiş döneminde iki yöntem tanımlandı: menşe ülkeye uygulanan efektif tarife üzerinden ad valorem vergi ya da altı ay süreyle paket başına sabit tutarlı vergi (tarife oranı yüzde 16'nın altındaysa 80 USD, yüzde 16–25 arasındaysa 160 USD, yüzde 25'in üzerindeyse 200 USD); altı aylık pencerenin sonunda tüm gönderilerin ad valorem yönteme geçmesi öngörüldü. "Zaten vergi çıkmıyordu" varsayımıyla teslim şekli seçen satıcı, sürpriz fatura → teslim reddi → iade maliyeti → mağaza puanı düşüşü zincirine giriyor.
Avrupa Birliği tarafında da eşik kalkıyor. Avrupa Komisyonu'nun 13 Kasım 2025 tarihli duyurusuna göre üye devletler e-ticaret ithalatındaki 150 avroluk gümrük vergisi muafiyetinin kaldırılması konusunda anlaştı ve ilk öngörülenden erken, 2026 içinde uygulanması kararlaştırıldı; AB Gümrük Veri Merkezi 2028 ortasında devreye girene kadar ara dönem için basit ve geçici bir hesaplama çözümü uygulanacak. KDV tarafında düşük değerli ithalatta zaten IOSS üzerinden tahsilat yapılıyordu; yeni olan gümrük vergisi tarafıdır. Sonuç: AB'ye çok adetli ve düşük fiyatlı tekil gönderim yapan modellerde birim başına sabit maliyet artıyor, sepet birleştirme ve ortalama sepet tutarını yükseltme seçenekleri yeniden değerlendirilmelidir.
Ürün uyumu ayrı bir katmandır. AB'de 13 Aralık 2024'ten bu yana tam olarak uygulanan Genel Ürün Güvenliği Tüzüğü (GPSR) kapsamında, imalatçı AB'de yerleşik değilse AB'de yerleşik bir sorumlu iktisadi işletmeci atanması ve hem imalatçı hem sorumlu kişi bilgisinin çevrim içi satış ilanında gösterilmesi gerekiyor. "Ürünü listeledim ama satışa açılmıyor" şikâyetlerinin sık nedenlerinden biri budur.
- Pazaryeri ihracat modülü: en düşük sabit maliyetli başlangıç; ürün kartı burada pazarlama verisi değil gümrük verisidir, GTİP ve menşe zorunludur, faturalama ihracat istisnası kodlu e-fatura ile yapılır
- Depoya stok göndererek çalışılan modeller: lojistik kolaylaşır ama stok tutulan ülkelerde KDV kaydı gerekebilir ve gümrük/ithalat yükümlülüğü satıcıda kalır — talep doğrulanmadan girilmesi önerilmez
- El yapımı/tasarım ağırlıklı platformlar: tahsilat belirli bir ödeme kuruluşu ve tek para birimi üzerinden yürüyebilir; bu doğrudan kambiyo adımına bağlanır
- Ücret yapısı tek kalem değildir: listeleme, işlem, ödeme işleme, çekim ve kur farkı üst üste biner — güncel oranlar ilgili platformun kendi ücret sayfasından doğrulanmalıdır
- Kendi siteniz: komisyon yoktur ama trafik, ödeme altyapısı, uluslararası kargo anlaşması ve iade süreci tamamen sizin yükünüzdedir
- Teslim şekli kararı: düşük fiyatlı ve yüksek adetli B2C'de DDP genellikle net kazançtır; yüksek fiyatlı, düşük adetli veya kurumsal alıcıda DAP hâlâ savunulabilir
Süreç: analizden sürekli operasyona
Sıralama önemlidir, çünkü bazı adımlar geriye dönük tamamlanamaz. Marka tescili, barkod ve destek ön onayı gibi kalemler baştan doğru kurulmazsa, operasyon çalışmaya başladıktan sonra hatırlandığında geçmiş harcamalar için telafi edilemez.
İlk mağaza analizi ücretsizdir; kapsam ve ücretlendirme analiz sonrası netleşir. Analizin amacı teklif hazırlamak değil, mağazanın yurt dışına açılmaya bugün hazır olup olmadığını ve hangi eksiklerin ne sırayla kapatılması gerektiğini ortaya koymaktır. Bazı durumlarda analizin çıktısı "henüz değil" olur; bu da geçerli bir sonuçtur.
- 1. Analiz: vergi mükellefiyeti ve e-fatura altyapısı, katalog durumu (GTİP, menşe, barkod), birim maliyet ve ürünün ağırlık/hacim profili, hedef pazar adaylarının uyum yükü
- 2. Karar: hangi pazar, hangi kanal, hangi teslim şekli; landed cost üzerinden fiyatın ayakta durup durmadığının hesaplanması
- 3. Uyum kurulumu: katalogda GTİP ve menşe tamamlanması, gerekli ürün dokümantasyonu, hedef pazarın gerektirdiği sorumlu kişi/etiket düzenlemeleri
- 4. Altyapı: kanalın ihracat modülünün açılması, yetkilendirilmiş taşıyıcıya dolaylı temsil yetkisinin verilmesi, e-fatura ve İngilizce ticari fatura şablonlarının kurulması
- 5. Pilot: sınırlı ürün ve tek pazarla, stok göndermeden, sipariş bazlı gönderimle başlanır; amaç ciro değil, zincirin (fatura–ETGB–tahsilat–İBKB) çalıştığını kanıtlamaktır
- 6. Doğrulama: ilk KDV iade dosyasının ve ilk ihracat hesabı kapanışının uçtan uca izlenmesi
- 7. Ölçekleme: pilot verisi olumluysa ürün genişletme, ikinci pazar, gerekiyorsa stoklu modele geçiş kararı
- 8. Sürekli operasyon: listeleme sağlığı, fiyat ve kur takibi, iade yönetimi, kambiyo takvimi, mevzuat değişikliklerinin izlenmesi
Kimde ne kalır: yetki ve erişim mantığı
Temel ilke şudur: hesaplar müşterinin tüzel kişiliğine bağlıdır ve müşteride kalır. Pazaryeri mağazası, reklam hesapları, ödeme kuruluşu hesabı ve banka ilişkisi ajans adına açılmaz. Erişim, kişisel şifre paylaşımıyla değil, ilgili panelin kendi alt kullanıcı ve rol tanımlama mekanizmasıyla, işin gerektirdiği en dar yetkiyle verilir.
Bazı adımlar hukuken devredilemez ve devredilmemelidir. Taşıyıcıya verilen dolaylı temsil yetkisi doğrudan satıcı tarafından verilir. E-fatura düzenleme, KDV beyanı ve iade dosyası mali müşavirin sorumluluğundadır. İBKB ve ihracat hesabının kapatılması şirketin banka ilişkisidir. Bu adımlarda yapılan iş, yerine geçmek değil; veriyi doğru üretmek, kontrol listesini işletmek, eksik belgeyi zamanında tespit etmek ve taraflar arasında koordinasyonu kurmaktır.
Devir ve çıkış kolaylığı baştan tasarlanır. GTİP eşleme tablosu, ilan metinleri, ürün dokümantasyonu, süreç akış dokümanı ve tedarikçi/taşıyıcı iletişimi müşterinin erişebildiği bir yerde tutulur; verilen yetkiler tek tek geri alınabilir olur. Çalışma sonlanırsa operasyonun durmaması, teknik bir tercih değil kurulum şartıdır.
Raporlama ve ölçüm
Yurt dışı satışta ciro yanıltıcı bir göstergedir. Anlamlı olan, landed cost ve tüm platform kesintileri düşüldükten sonra kalan katkı payıdır; buna komisyon, ödeme işleme, çekim ücreti, kur farkı, kargo, gümrük vergisi (DDP seçildiyse) ve iade maliyeti dahildir. Aynı ürün yurt içinde kârlı, yurt dışında zararlı olabilir — ya da tersi; karar bu hesapla verilir.
Raporlamanın ikinci ayağı uyum panosudur. Ticari performans iyi görünürken açık ihracat hesabı, kaçırılmış 30 günlük kabul penceresi veya eksik ETGB eşleşmesi birikiyorsa, sorun ileride vergi tarafında çıkar. Bu yüzden ticari ve uyum metrikleri aynı raporda yan yana durur.
Ritim işin doğasına göre kurulur: operasyonel takip haftalık, ekonomik değerlendirme aylık, pazar ve model kararları çeyreklik. Veri kaynağı platform raporları, fatura/ETGB kayıtları ve banka hareketleridir; raporun değeri bunların birbiriyle eşleştirilmesinden gelir.
- Ürün ve pazar bazında landed cost sonrası katkı payı
- Kanal bazlı toplam kesinti oranı (komisyon + ödeme işleme + çekim + kur farkı)
- İade oranı ve iade nedeni kırılımı (beden/ölçü, beklenti farkı, gümrükte teslim reddi)
- Gümrükte takılan veya gecikmeli teslim edilen gönderi sayısı ve nedeni
- Fatura–ETGB–tahsilat eşleşme oranı; eşleşmeyen kayıtların yaşlandırma listesi
- Açık ihracat hesapları ve süre sonuna yaklaşan tahsilatlar takvimi
- Listeleme sağlığı: pasife düşen ilan, eksik menşe/GTİP, uyum nedeniyle kaldırılan ilan sayısı
- Destek başvurularında ön onay durumu ve belge teslim takvimi
Kimin için uygun, kimin için değil
Bu iş herkese uygun değildir ve uygun olmayan bir yapıyı zorlamak, kaybedilen paranın yanında kaybedilen zamanı da getirir. Dürüst çerçeve şudur: ihracat, yurt içinde zaten çalışmayan bir birim ekonomiyi düzeltmez; sadece aynı problemi daha pahalı bir lojistik ve uyum katmanıyla tekrarlar.
- Uygun: birim ağırlığı düşük, değeri görece yüksek, kargoya dayanıklı ürünler
- Uygun: yurt içinde birim ekonomisi çalışan, tedariki istikrarlı ve stok görünürlüğü olan satıcılar
- Uygun: kendi markası, barkodu ve ürün dokümantasyonu olan veya bunları kurmaya istekli işletmeler
- Uygun: mali müşavirle düzenli çalışan, e-fatura altyapısı yerleşik yapılar
- Uygun değil: marjı ağırlık ve hacim tarafından yenen, düşük fiyatlı hacimli ürünler
- Uygun değil: yalnızca elde kalan stoğu eritmek isteyen, sürekli listeleme niyeti olmayan satıcılar
- Uygun değil: hedef pazarda sertifikasyon/uyum gerektiren (elektrikli cihaz, kozmetik, oyuncak, gıda takviyesi gibi) ve bu maliyeti üstlenmek istemeyen ürün grupları
- Uygun değil: ilk aydan sonuç bekleyen, pilot ve doğrulama aşamasına sabrı olmayan yaklaşımlar